Erken Dönem Gelişim

Otizm mi, sadece geç konuşma mı? Aileler için farklar

Yazan: DKT İsmet Uyar, Dil ve Konuşma Terapisti · Yayın:

Kısa cevap

Yalnızca geç konuşan çocuklar genellikle adına döner, işaret eder, ilgisini sizinle paylaşır, taklit eder ve jestlerle derdini anlatır; eksik olan asıl olarak kelimelerdir. Adına sık tepki vermeme, işaret etme ve ilgi paylaşmanın az olması, tekrarlayan oyun ve davranışlar ya da kazanılmış kelimelerin kaybı ise otizm açısından değerlendirme gerektirir. Tanıyı çocuk psikiyatristi koyar; iletişim desteğine tanıyı beklemeden başlanabilir.

Geç konuşan her çocuk otizmli değildir; ama bazı işaretler daha dikkatli bakmayı gerektirir. İletişimin kelimelerden önceki basamaklarına göre iki tabloyu nasıl ayırt edebileceğinizi anlatıyorum.

"Çocuğum 2 yaşında hâlâ konuşmuyor, acaba otizm mi?" Bu, kliniğe gelen ailelerin en çok korkarak sorduğu sorulardan biri. İnternetteki listeler çoğu zaman bu korkuyu büyütüyor, bazen de tam tersine "erkek çocuklar geç konuşur" gibi cümlelerle gerçek bir işaretin gözden kaçmasına yol açıyor. Bu yazıda, yalnızca geç konuşan bir çocukla otizm spektrumundaki bir çocuğun iletişiminin genellikle nerede ayrıştığını anlatmaya çalışacağım. Şunu baştan söyleyeyim: Bu yazı bir tanı aracı değildir; amacı neye bakmanız gerektiğini göstermek ve doğru zamanda doğru uzmana ulaşmanızı kolaylaştırmaktır.

Kelimeler tek başına cevap vermez

Geç konuşma ve otizm, ilk bakışta aynı şikâyetle ortaya çıkabilir: Çocuk yaşıtları kadar kelime kullanmıyordur. Ancak iki tabloyu ayıran şey çoğu zaman kelime sayısı değil, kelimelerden önce gelen iletişim becerileridir.

İletişim konuşmadan çok önce başlar. Bebek bakışıyla, işaret etmesiyle, gülümsemesiyle, sesleriyle ve taklitle sizinle "konuşur". Yalnızca geç konuşan çocuklarda bu temel genellikle yerindedir; eksik olan asıl olarak kelimelerdir. Otizm spektrumundaki çocuklarda ise çoğu zaman bu temel basamaklarda da farklılıklar görülür.

Yalnızca geç konuşan çocuklarda sık görülenler

Adı söylendiğinde çoğu zaman döner ve bakar. Bir şey istediğinde parmağıyla işaret eder, elinizden tutup götürmekle yetinmez; ilginç bir şey gördüğünde size gösterir ve yüzünüze bakarak tepkinizi bekler. El sallama, "yok" anlamında baş sallama, alkışlama gibi jestleri kullanır.

Oyuncaklarla amacına uygun ve hayal gücüne dayalı oynamaya başlar: bebeği uyutur, arabayı yolda sürer, oyuncak bardaktan su içiyormuş gibi yapar. Günlük yönergelerin çoğunu anlar ve konuşamasa da derdini jestler ve seslerle anlatmaya çalışır. Anlatamadığında öfkelenmesi de aslında iletişim kurma isteğinin bir göstergesidir.

Daha dikkatli bakmayı gerektiren işaretler

Adına tepki vermemenin sık olması, işaret etmenin ve ilgi paylaşmanın (bir şeyi size göstermek için getirme, sizin baktığınız yere bakma) çok az olması ya da hiç olmaması dikkat gerektirir. Göz temasının kısa ve seyrek olması, isteklerini çoğunlukla sizin elinizi araç gibi kullanarak göstermesi de önemlidir.

Oyuncakları dizme, döndürme, tekerlekleri izleme gibi tekrarlayan oyunlar; belirli seslere, dokulara ya da ışıklara aşırı tepki veya ilgi; rutin değiştiğinde yaşanan yoğun sıkıntı; el çırpma, parmak ucunda yürüme gibi tekrarlayan hareketler de değerlendirmede göz önüne alınır. Kelimelerin kaybedilmesi, yani daha önce kullandığı kelimeleri ya da becerileri kullanmamaya başlaması ise hangi yaşta olursa olsun beklemeden bir uzmana danışılması gereken bir durumdur.

Bu işaretlerden birinin tek başına görülmesi otizm anlamına gelmez. Değerlendirmede tek bir davranışa değil, davranışların bir arada görülüp görülmediğine ve ne kadar sık olduğuna bakılır.

Tanıyı kim koyar, dil ve konuşma terapisti ne yapar?

Otizm spektrum bozukluğu tanısı çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından konur. Dil ve konuşma terapisti ise çocuğun iletişim, anlama ve ifade becerilerini ayrıntılı olarak değerlendirir; otizm şüphesi taşıyan bulgular gördüğünde aileyi ilgili uzmana yönlendirir. Konuşması geciken her çocukta işitmenin de kontrol edilmesi gerekir; işitme kaybı hem geç konuşmaya hem de adına tepki vermemeye yol açabilir.

Önemli bir nokta: Tanı sürecinin tamamlanmasını beklerken iletişim desteğine başlamak mümkündür ve çoğu zaman da doğru olandır. Hangi tabloyla karşılaşılırsa karşılaşılsın, erken dönemde ailenin de içinde olduğu bir iletişim çalışması çocuğun gelişimine katkı sağlar.

Evde ne yapabilirsiniz?

Çocuğunuzun ilgisini takip edin: Onun baktığı oyuncağa siz de bakın, onun oyununa katılın ve yaptığı şeyi kısa kelimelerle anlatın. Soru yağmuru yerine yorum yapın ("Araba gitti!", "Top düştü!"). Taklit edin: Onun çıkardığı sesleri ve hareketleri siz de yapın; taklit, karşılıklı iletişimin ilk oyunlarından biridir.

Ekran süresini sınırlamak ve günlük rutinleri (yemek, banyo, giyinme) sohbet fırsatına çevirmek de faydalıdır. Bunlar, çocuğun tanısı ne olursa olsun iletişimi destekleyen güvenli adımlardır.

Sık Sorulan Sorular

Göz teması kuruyor, yine de otizm olabilir mi?

Olabilir. Otizm spektrumundaki bazı çocuklar tanıdık kişilerle göz teması kurabilir. Değerlendirmede göz temasının yanında işaret etme, ilgi paylaşma, taklit, oyun ve tekrarlayan davranışlar birlikte ele alınır.

Otizm şüphesi varsa hangi yaşta değerlendirme yapılabilir?

Belirtiler çoğu zaman 18-24 ay civarında belirginleşir ve bu dönemde değerlendirme yapılabilir. Şüpheniz varsa belli bir yaşı beklemenize gerek yok; ne kadar erken destek alınırsa o kadar iyi olur.

Geç konuşan çocuk kendiliğinden yetişir mi?

Geç konuşan çocukların bir kısmı zamanla yaşıtlarını yakalar, ancak hangi çocuğun yakalayacağını önceden bilmek zordur. Bu yüzden "bekleyip görelim" yerine bir değerlendirme yaptırmak ve evde yapılabilecekleri öğrenmek daha güvenli bir yoldur.

Çocuğunuzun iletişim gelişimiyle ilgili endişeleriniz varsa, Samsun Atakum'daki kliniğimizde ya da online olarak bir değerlendirme için randevu alabilirsiniz.

Sorularınız için Instagram'dan da yazabilirsiniz: @dkt.ismetuyar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel değerlendirme ve tanının yerine geçmez.

← Tüm blog yazıları